Kürdistan devrimi Ortadoğu’nun tam ortasında yer alan bir devrim olarak oldukça renkli bir devrimdir. Dört devletin işgali altında bulunan Kürdistan’da devrim yapmak ya da devrimci olmak gerçekten zor bir durumdur.
Geçmişte bu işgal konumuna “Devletler Arası sömürge Kürdistan” denilmişti. Hatta “Sömürge Bile Olmayan Bir Ülke” olarak ele alanlar olmuştu. Yine “Allahın Üvey Çocukları Kürtler” diyenler de vardı.
Bu topraklarda büyüyen biri buralarda yaşamasa bile eğer buralarda yaşayanlarla şöyle ya da böyle bir akraba bağı varsa Kürdistan devrimiyle ilişkili olmak zorundadır. Çünkü devletlerarası sömürge olmak demek herkesi ilgilendirmek demektir.
İşte bunun için Kürdistan devrimi sadece bir Kürt devrimi değildir. Arapların, Türklerin, Farsların, Süryanilerin, Yezidilerin, Çerkezlerin, Lazların, Ermenilerin, Keldanilerin, Türkmenlerin ve cümle cemaat bu coğrafya da yaşayan tüm halkların, etnisitelerin, azınlıkta olanların, tasavvufçuların, inanç guruplarının ve özcesi tüm insanların devrimidir.
Böyle olunca Kürdistan devrimine başka halklardan guruplardan katılanlar çok olmuştur. Kimileri bu devrim dalgasında büyük roller oynayarak enternasyonalizme ismini altın harflerle yazdırmışlardır. Bir Haki Karer, bir Kemal Pir, bir Rojbin Arap, bir Kadir Usta, bir Uta Alman, bir Ronahi Alman derken böyle onlarca değerli yoldaşı saymak mümkündür.
Kendal Arap'ta bu gelenekte gelen bir yoldaştır demek yanlış olmasa gerek. Her ne kadar anası Kürt olsa da o kendisini Arap görmüştür. Buna da biz her zaman saygı duymuşuzdur. Arap bir yoldaş olarak da içimizde saygın biri olarak yerini almıştır.
Kendal yoldaşla uzun bir süredir tanışmanın ve yaşamanın verdiği rahatlıkla yazmam gerekir. Öyle klasik sözcüklerle anlatmak yerine neyse onu yazmak ona daha fazla yakışır diye düşünüyorum. Çünkü Kendal yoldaşa söylenecek ilk söz onun sadeliğidir. Ve bunun için onu sade kaleme almak yerinde olacaktır.
Kendal yoldaş dediğim gibi yarı Arap yarı Kürt’tür. Özcesi bu topraklıdır. Bu topraklarda bin yıllarca farklı renkler birlikte aynı ahenkle yaşayarak iç içe geçmişlerdir. Bu ise bu toprakları daha verimli kılarak tek renkliliğe kendisini her zaman kapalı tutmasını becermiştir.
Arap, Rakkalı bir genç olarak 1973 yıllarında dünyaya gelir. Henüz genç biri olarak çalışmalara katılır ardından da bir genç olarak önderliğin yanına gider. 3 yıl önderliğin yanında, yakınında kalır. Önderliğin yanında çalışmalara katılır.
Kürt halk Önderliği esir düştükten sonra artık Suriye’de kalmanın bir anlamı kalmamıştır. O dağların yollarını 2000 yılında tutar. Daha önce keskin sözlerle devrime, halka ve önderliğe bağlılığını söyleyenler hâlbuki önderlik esir düştüğünde arkadan hançerlemek misali davadan uzaklaşmış ve kendi bireysel yaşam arayışlarının peşine düşerlerken, Kendal yoldaşın dağların yolunu tutması anlamlıdır. Yüce bir davranış ve duruştur.
Kendal yoldaş dağa gelir gelmez aktif emek isteyen çalışmalarının içine girmiştir. Gerilla güçleri kuzeyden güneye Kandil alanına çekilmişlerdir. Kendal yoldaş ise küçük Güneyden Kandil alanına gelmiştir. Binlerce güç bir araya gelmiştir. Bu toz duman içerisinde yolu bulmaya çalışır.
Önderlikte öğrendiği en iyi yöntemle katılır o da emekle katılımdır. Şunu söylemem yanlış olmaz; Kendal yoldaş dağa çıkışından şahadet gününe kadar da en büyük emek isteyen çalışmaların içerisinde yerini almıştır. Dağa gelirken yaşı 27 ya da 28’dir. Gerilla için o günlerde büyük bir yaştır. Genel olarak belki gerilla için büyük bir yaşı ifade etmez. Yine Arap bir arkadaştır. Başka halklardan gelen yoldaşları korumak ise PKK’nin farklı bir özelliğidir. Korumanın bir yolu ise aktif sıcak savaş ortamlarına göndermemektir.
Partimiz yine öyle yazılmayan geleneklerine göre yaklaşacak ve Kendal yoldaş sıcak savaş ortamlarına gönderilmeyecektir. Ancak o sıcak savaş ortamlarına girmeden de kendi PKK'li duruşunu gittiği her yerde kabul ettirecektir.
Kendal yoldaşın teorik birikimi çok ileri değildi. Ancak duygu dünyasında çok zirvede seyreden bir bağlılığı vardır. Özel de önderliğe çok bağlığıydı. 3 yıl önderliğin bizatihi yakınında kalan biri olarak önderlikle olan ilişkisi ve önderliğe olan bağı bambaşkaydı. Bir Arap yoldaş olarak önderliğin yanında kendini var etmiş ve kendi kimlik bileşenlerini oluşturmuştu.
Kendal yoldaş emeğiyle bilinirdi. Tam bir emekçiydi. Yoldaşlığı, mütevaziliği ve de yüzüne hafiften inen tebessüm yüklü gülümsemesiyle bilinirdi.
2004 yılları örgüt olarak zorlandığımız yıllardı. Tasfiyeciliğin cirit attığı süreçlerinde Kandil alanında yine onunla birlikte şöyle böyle kalmış ve çalışmıştım.
Tasfiyecilik dediğim gibi kafa karıştırıyor, cirit atıyor ve örgütü dağıtmak için her şeyi yapıyordu. Bu tasfiyecilik rüzgârında birçok kişinin yaprakları dökülmüştü, kendilerini örtecek bir örtüleri bunun için kalmamıştı. Tasfiyecilik inançsızlaştırıyor ve dağlardan koparmak için bireysel yaşam arayışlarını dürtükleyerek bireylerde devrimci militan özelliklerini zayıflatmak için her şeyi yapıyordu. Nitekim birçok kişi zayıf kılındılar, kimisi daha sonra devrimde kopup gittiler. Ve bu kopanların birçoğu sonraları çok büyük zorluklar yaşayarak ortalarda perişan oldular. İhanet ettiler bu doğrudur. Hangi ihanetçi ve tasfiyeci duruş olursa olsun bireyle devrim arasına, bireyle önderlik arasına girmesine izin vermemek bireyin vebalidir. Yani bunun için hiçbir ihanetin haklı payı olamaz. Ama ihanetçiler yani tasfiyeciler de böyle tam militanlaşmamış yapıların kafalarını karıştırarak hiçbir zaman af edilmeyecek büyük bir suç, büyük bir günah ve de lanetli bir durumu yaşadılar. Ve çok değerli halk evlatlarını devrimden koparıp götürdüler. Dediğim gibi bu gidenlerin birçoğu daha sonra ortalarda kalarak çok zorlandılar. Tahrip oldular, kimisi intihar etti, kimisi hamal oldu, kimisi ise daha kötü duruma düştüler…
Kendal yoldaş bu zorlu süreçte tasfiyeciliğe karşı bir kırılma ve zayıflığı asla yaşamamıştır. Onun çalışma temposunu bu hainler etkileyememişlerdir.
O süreçlerde söyledikleri vardı; “ben bir Arap olmama rağmen sizden, Kürtlerden daha fazla önderliğe ve partiye bağlıyım. Onun için bu tasfiyeciler beni etkileyemezler. Etkilememişlerdir de” diyecektir.
Yukarıda dediğim gibi belki çok teorik bir birikimi yoktu ancak ideolojik olarak bir bağlılığı vardı. Önderliğe inanmıştı. Bağlanmıştı. Bunun içinde işlerini en temiz yapan yoldaşlardan bir tanesiydi.
Tüm çalışmalarını böyle en iyi yapanlardandı. Temiz iş yapmayı severdi. Ve bu temiz iş yapmayı yaşamın tüm sahaları için geçerliydi. Cephane çalışmaları öyle, mutfak ve fırın çalışması öyle, depo çalışması öyle, göreve giderken öyle. Ve tabii ki halkımızın en büyük değerleri olan şehitlik çalışmasını yaparken de öyleydi.
Sade ve özlü bir bağlılığın sonucu olarak bu çalışma biçimi ortaya çıkıyordu. Ve onun zihniyet yapılanmasında olacaksa böyle temiz olmalı ve temiz yaşanmalıydı. Ve o bu felsefeye göre güçlü yaşayan biriydi. Özcesi görev aşkıyla işine yönelir ve bunda haz da duyardı. Sorumluluk duygusu bu konularda çok yüksekti.
Başka bir özelliği ise bir gün boş durmazdı. Mutlaka bir şeyler bulup örgütün hizmetine koştururdu. Silahları tamir eder, başka bir şeyi yaparak arkadaşların hizmetine koşturmak gibi bir aktivite içerisinde yaşayan biriydi.
Eski bir yoldaş olmasına rağmen hiçbir çalışmada çekinmezdi. Geri durmazdı. Birde moral düzeyi çok yüksekti. “konuşmuyorsun, çok okuma imkânların da yok, teorik olarakta güçlü değilsin ama o kadar emek, o kadar katılım, o kadar coşku, o kadar heyecanı ve bu düzeyde yüksek bir morali nerede alıyorsun” diye sorduğumuzda ise; “ben önderliğe bağlı yaşıyorum, 3 yıl önderliğin emeklerini aldım. Şimdi artık ben önderliğe veriyorum. Benimde bağlığım önderliğe verme temelindedir” derdi.
Önderlik onunla çok uğraşmıştı, ilgilenmişti bunun için önderlikten çok etkilenmişti. Bu etki onun tüm yaşam anlarında hepimize yansırdı.
Kendal yoldaş genelde kurumlarda kalmıştı. Dar birimlerdi kurumlar ve birde emek yönü ağır çalışmalardı.
Küçük birimler olduğu için bireylerin birbirine bağlanmalarının da ötesinde, siyasal ideolojik ilişkileri aşarak ahbap çavuşluğa varan dar ilişkilere de açık olabilen kurumlardı ya da çalışmalardı bunlar. Yine dar ve küçük guruplar olduğu için maddiyatçı diye tabir ettiğimiz düzen ilişkilerinin zeminlerine daha yatkın ve açıktır bu çalışmalar. Bu genel anlamda doğrudur olan bir tespittir.
Gerillaya gelenler ortakçı ve komünal yaşam için gelirler. Ya da PKK komünal yaşayan bir harekettir diyelim. PKK komünal yaşamı oturtmak için elindeki tüm imkânları sefer etmektedir. Kapitalist ya da başka yaşamlar bireyci, maddiyatçıdır. Sistem böyle kuruludur. Özel mülkiyetçidir. PKK yaşam kültürü ise bunun uzağında bunun dışındadır. Bu yaşamı oturtmak elbette zordur. Birey bir kültürün içine doğuyor ve bu birey bu kültürle büyüyor ve bu kültür bu bireyi şekillendiriyor. İnsanlar doğdukları toplumların eliyle yapılıyor. Bir nevi insanlar ve toplumlar inşa edilmiş gerçekler olduğu için ortam bireyin ve toplumun üzerinde etkide bulunur.
İşte özgürlük hareketi bireyi beş bin yıllık vicdan kirletilmesine yol açan maddiyatçı kültürden uzaklaştırmak için bulunan ortamı sade ve komünal kılmaya dönüştürmek için her şeyi yapar. Örneğin gerilla yaşam biçimi böyle bir ortamdır. Az bir şey ideolojik duruş eklendiğinde insanlar zaten komünal yaşama bir aşka koşarcasına koşarlar. Yaşam şartları komünaliteyi gerektirir. Buna biraz da bilinç eklendi mi yaşam kapitalist modernitenin dışında cereyan eder.
Kendal yoldaşın yer aldığı kurumlar yapıları gereği kırılgan yapılardır. Büyük emek isteyen ancak erkenden de eski, sistemin yaşamına kapı aralayan yerlerdir. Bunun için buralarda parti daha fazla ideolojik mücadeleyle müdahale eder.
Dediğimiz gibi Kendal yoldaş ağırlıklı olarak böyle ortamlarda yaşasa da o bir gün maddiyatçı yaşama tenezzül etmemiştir. Bir dakika dahi komünal ve sosyalist yaşamdan uzaklaşmamıştır. Sosyalist yaşamın dışındaki yaşamlara tenezzül etmemiştir. İşte buda bir duruştur. Devrimci bir duruştur. Bunun için devrimcilik sadece teorik birikim işi değildir. Bu da gereklidir. Ancak teorik birikimden önce yaşam işidir. Bu ise ideolojik sahadır. Bildiğin ve inandığın birkaç doğruya göre yaşamını örgütlemek, ona göre yaşamak işte bu ideolojik bir duruştur. Bir iradesel bir duruştur. Kendal yoldaşta bu yaşam duruşu çok ileri düzeyde yaşanıyordu.
Kendal yoldaş bu bağlamda sadeliğin, dürüstlüğün, özlü katılımın da adıdır. Sembolüdür. Verilecekse özlülük ve dürüstlük sembolü bunu hak edecek olan birisi de kesinlikle Kendal Arap yoldaştır.
Kendal yoldaş bulunduğu tüm alanlarda emeğiyle tanınırdı. Birde dürüstlük denildiğinde ilk anılan Kendal yoldaşın ismi olurdu. Bu duruşuyla etrafında her zaman yoldaşlar toplanırdı. Kimileri güzel dili, kimileri birikimleri, kimileri sesleri, kimileri başka yetenekleriyle insanları etrafında toplarken, Kendal yoldaş sadeliği ile dürüstlüğü ile ve de emekçiliği ile insanları etrafına toplamasını her zaman bilmiştir. Buna birde şakacı kişiliği, coşkusu ve de güzel güleç yüzü eklenince gerçekten alanın çekici simalarında olurdu.
Birde nerede bir coşku varsa içerisinde kesinlikle Kendal bulunurdu. Sürekli ağır işleri yapmasına karşın sanki moral dağıtandı. Sanki o yorgun değil de başkalarıdır çalışmış olanlar. Böyle de hep zindeydi.
Tim komutanıydı. Genelde bir çalışma üstlenmişse orada Kendal arkadaş birincil derecede görevlendirilirdi. Ancak onun yetki anlayışı da farklıydı. Bir gün bir yoldaşına talimat verildiği görülmemiştir. Kaldı ki tekmillerde yoldaşlarının değerlendirmelerine katılırdı. Varsa yanlışlıklar ve eksikler o yaşamıyla pratikte örnek duruşuyla aştırtırdı. Varsa bir çalışma kendi emeğiyle herkesi katardı. Böyle seçkin bir yoldaş, böyle örnek bir yoldaş olarak sevilen ve sayılandı.
Partinin üst yönetimi de Kendal yoldaşa özel ve özgün yaklaşırdı. Bu özel yaklaşım onun yaşam ve emek duruşuyla bağlantılı bir durumdu. Öyle ki partinin tüm üste yönetimi Kendal yoldaşın ne kadar emekçi, bağlı, sade yaşadığını bilirlerdi. Çünkü Kendal yoldaş dediğimiz gibi emeğiyle farklı olan bir yoldaştı.
Böylesine seçkin bir yoldaşı, enternasyonalist bir yoldaşı 16 Aralık 2007 yılında Kandil alanına 50 uçakla TC devletinin ABD’nin onayıyla yaptığı saldırı sonucu dört başka yoldaşıyla kaybettik.
Kendal yoldaşa için çok söyleyeceğimiz söz bulamıyoruz. Söyleyeceğimizi onun diliyle ancak söyleyebiliriz.
O da:
“ben önderliğe bağlı yaşıyorum, 3 yıl önderliğin emeklerini aldım. Şimdi artık ben önderliğe veriyorum. Benimde bağlığım önderliğe verme temelindedir.”
Bizimde Kendal Arap yoldaşa vereceğimiz söz ancak bu temelde olabilir:
Önderliğe ve senin şahsında şehit yoldaşlarımıza bağlılığımız ancak senin gibi verme temelinde olacaktır değerli seçkin yoldaş.
Ruhun şad olsun, ruhun şad olsun.
Kod Adı: Kendal Arap
Adı Soyadı: Anter Muhammed Hamid
Doğum Tarihi Ve Yeri: 1977 Rakka
Ana Adı: Xezal
Baba Adı: Muhammed
Katılım Tarihi: 1993 Suriye Gerillaya Katılım 2000
Kaldığı Alanlar: Beyrut-Akademi, Kandil
Şahadet Tarihi Ve Yeri: 16 Aralık 2007 Hava Saldırısı Kandil Kortek
