HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Kapitalist sisteme karşı 8 Mart’la sembolleşen kadın direnişi, kapitalizmin ilk çıkışından başlayarak ulaştığı ve sömürgeleştirmek istediği tüm ülkelere, halklara kadar kadınların direnişiyle karşılaşmıştır. Bunlara bazı örnekler verecek olursak;

 Kadınlar, Fransız devriminde öncü rol oynamalarına rağmen devrim sonrası haklarını alamayınca Olympe de Gouges insan haklarının ailenin düzenlenmesiyle ev içinde başlaması gerektiğini belirtir. “Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesini” hazırlar. Kadın giyotine gidiyorsa siyaset de yapabilir iddiasındadır. Buna karşı erkek egemenliğinin şiddetiyle karşılaşıp giyotinle idam edilse de tarih adını direnişçi kadınlar arasında yazmıştır. Kadınların örnek aldığı izinden yürüdüğü bir isyancı kadındır.

Ekim devrimi öncesi Çar 2. Aleksandır’a dört kadın suikast düzenler. Sofya Perevskaya çara suikast düzenleyen kadın olarak dünyada idam edilen ilk kadın suikastçı olur. 1917 Ekim devrimini de yine kadın işçileri başlatmıştır. Tekstil fabrikalarında çalışan işçi kadınlar kendi delegelerini komşu fabrikalara gönderip grev örgütlemişlerdir. Yine kadınların kurduğu tabur Aman faşizmine karşı ön cephede büyük bir direniş göstermiştir.

 Çin devriminde kadınların oynadığı rolü ise Mao şu sözleriyle ifade eder; “göğün yarısı kadınların omuzlarındadır. Kadınların devrimci ordusu, kadınları maddi manevi özgürlüğü yok etmeye çağıran bütün şeytanları yok etmeye çağırır”. Yine de Çin’de hâkim olan feodal yapı nedeniyle kadınlar savaşta geri cephede tutulmuştur. Ama Kuo Ch’un-Ch’in gibi kadınlar erkek kılığına girme pahasına da olsa savaşta aktif rol oynamışlardır. Kuo Ch’un-Ch’in ordunun verdiği en yüksek ödülü almayı hak etmiş oysa ancak yaralandığında kadın olduğu gerçeği açığa çıkmıştır.

Vietnam halkının direnişi sömürgeci devletlerin, başta ABD olmak üzere askerlerini sendroma sokmuştur. Vietnam direnişinde kadınlar “Güney Vietnam Özgürlüğü için Kadınlar Birliğini” kurmuşlardır. Bu birlik bünyesinde yer alan kadınlar, erkekle aynı cephede ve her düzeyde çalışmalar içerisinde yer almanın yanı sıra, yönetimsel düzeyde de aktif görev almışlardır. Nguyen Thi Dinh, kadınlar birliğinin başkanı olduğu gibi, orduda da ilk askeri komutan yardımcılığını yapmıştır. Yine bu birlik, ABD tarafından fuhuşa sürüklenen kadınları bu zeminden kurtararak, halk savaşımında kadınlara yer verir. Yine 1970 yılına doğru Saygon’lu kadınlar, onurlarına sahip çıkmak için Kadınlar Kurulu’nu oluşturdular. Yakalanan kadınlar Saygon zindanlarında destansı direniş sergilemişlerdir.

Küba devrimi deyince aklımıza Che Guevara ve Fidel Castro gelir. Celia Sanchez ise Küba Devrimi’nin merkezindeki kadındır ve hatta kararların verilmesinde etkili olduğu söylenir. 10 Mart 1952 darbesinden sonra Celia, Batista hükümetine karşı yürütülen direnişe katılmıştır. 26 Temmuz Hareketi’nin kuruculuğunu, devrim boyunca çatışma birliklerinin liderliğini yapmıştır.

Hindistan kültürel, dini, dil, etnik renkliliğiyle tanınır. Lakshmi Sehgal, Hint bağımsızlık hareketi devrimcilerinden biri olup, Hindistan Ulusal Ordusu’nda askerlik yapmış ve daha sonra Azad Hind hükümetinde Kadın Bakanlığı görevini yürütmüştür. İngiliz Yönetimi’ni devirmek için savaşan ve tamamı kadınlardan oluşan “Jhansi Kraliçesi Alayının” komutanıydı. Jhansi Kraliçesi Alayı, İkinci Dünya Savaşı’na katılan ordular içinde yalnızca kadınlardan oluşan az sayıdaki askeri birlikten biridir. Bugünde Hindistan’da kadınlar erkek egemenliği ve kadınlara dayatılan şiddet tecavüz haksızlık, erkek egemen devletin erkek haklarını savunmasına karşı “Pembe Çete” kadın öz savunması olarak örgütlülüğünü sürdürüyor. Bambu sopalarıyla öz savunma yapan pembe çetenin birçok taraftarı ve güçlü bir örgütlülüğü var.

Verdiğimiz birkaç örnek bile dünyanın her yerinde kadınların direniş halinde olduğunun somut ifadesidir. Nerede direniş varsa orada kadınlar olmuştur. Kadınlar yeni direnişe başlamıyorlar. Erkek egemenliğinin kadın emeğine ilk saldırdığı günden itibaren direniştedirler. Tarihin ismini yazmadığı kadın direnişi araştırılmayı ve gün yüzüne çıkarılmayı, tüm kadınlara mal edilmeyi bekliyor. Devrimlere kadınlar aktif katılarak güç vermişlerdir ama devrimler kadın özgürlüğünün rengini açığa çıkarma gibi bir gündem oluşturmamışlardır. Kadın özgürlüğü diye özgün bir gündeme gerek duyulmamış, toplumun özgürleşmesiyle kadınlarında özgürleşeceği gibi yüzeysel bir eşitlik anlayışı yeterli görülmüştür. Oysaki kadına dayatılan köleliğin tarihsel derinliği kadında derin izler yaratmıştır. Kadın, tarihiyle, toplumsal kimliğiyle, zihniyetiyle ayrı bir kimliktir. Kadına dayatılan köleliğin parçalanması, kadının özünün tekrar açığa çıkması özgün bir kadın özgürlük mücadelesini şart kılmaktadır. Devrimlerin yarım kalan yönlerinden en önemlisi kadın özgürlüğüne gereğince eğilmemeleridir. Çünkü kadın özgürlüğü tüm toplumun özgürlüğünün kilididir.

Tarihin en eski direnen halklarından biri de Kürt halkıdır. Kürdistan coğrafyası, egemen zihniyetin ortaya çıktığı ilk günden itibaren, kadınların, direnişin içinde olduğu bir coğrafyadır. Egemen uygarlıklara ve erkek egemenliğine karşı, tarih boyunca en fazla kafa tutanlardan biri de Kürt kadınları olmuştur. Kendi aşiretini korumaktan tutalım, egemen sisteme isyana kadar Kürt kadınları hep direniş saflarındadırlar. Düşmana esir düşmektense savaşmayı ve gerekince kendini kayalıklardan atmaya kadar varan bir yiğitliktir Kürt kadınının direnişi. Ama tarihe Kürt halkının direnişi yazılmadığı gibi Kürt kadının yiğitliği de yazılmamıştır. Kürdistan tarihinde topluma öncülük ederek rol oynayan birkaç kadın örneği vermek tamamlayıcı olacaktır. 

 Deyfe Xatun Selehaddin Eyubinin yeğenidir.  Halep valisiyle evlidir. Eşi ölünce başa geçer on yıl Halebi yürütür, sonra oğlu başa geçer, o da ölünce tekrar yönetime geçer. Dönem Moğol ve Haçlı saldırıları dönemidir. Deyfe hatun doğudan ve batıdan gelen saldırılara karşı askeri gücününün başına geçerek sorumlusu olduğu Halep kentini korumayı başarır.

 Destansı Dımdım kalesi direnişinde yüzlerce kadın ele geçmemek için kendisini öldürür. Zadine Xatun Dımdım kalesinin düşmanın eline geçmesinin ardından yöre yönetimine geçişiyle birlikte kadınların intikamını almak için bin askerle Dımdım kalesine saldırır ve kaleyi alır.  Ordusunun adı “Çengzerin” ordusudur.

Şehnaz Hatun ise Rojhilat Kürdistan’da Erdalan beyinin eşidir. Farslara karşı verilen savaşta savaş kızgınlaşınca Erdalan kızlarından beş yüz kadını toplar. Kadın oldukları anlaşılıp Farslar tarafından ele geçmemek için erkek kılığına girerek savaşa katılırlar ve savaşın kaderini değiştirirler. Yine Rojhilatê Kürdistan, Loristan’da Qedem Xêr, Kürt birliğini sağlama temelinde uğraşır. Bunu kendine tehlike gören şah onu tehdit eder.  Şah elçisiyle üç torba pirinç gönderir, “benim askerlerim bu kadar çok, yenemeszin” mesajını gönderir. Qedem Xêr ise bu pirinçleri tavuklarına yedirerek kendi gücünün akıl ve cesaretini ifade eder.

Kara Fatma Kırım savaşında 300 süvarisinin başında Osmanlı sarayına destek sunar ve savaşta büyük kahramanlık ve cesaret gösterir. Kürt olduğu bilindiği halde bu nedenle Türkler kendilerine mal etmek isteseler de dünyada Kürt Fatma olarak tanınmıştır.

 Başur Kürdistanlı Leyla Qasım Baas rejiminin Kürtlere dayattığı baskı, zülüm ve katliama karşı peşmergeye katılır. Kürt halkının sesini dünyaya duyurmak için uçak kaçırma eylemine katılır. Bu eylemde yakalanır ve biçimsel bir yargılanmayla yirmi gün gibi bir zaman içinde idam edilir. “Beni öldürün fakat şu gerçeği de bilin ki benim öldürülmemle binlerce Kürt uyanacak. Ben Kürdistan’ın özgürlüğü yolunda canımı feda ettiğimden dolayı sevinç ve gurur duymaktayım” sözleriyle Leyla Qasım, Kürt kadının özgürlük tutkusunun ve özgürlük için neler yapabileceğinin ifadesi olmuştur.

Yine cumhuriyet döneminde Kürt isyanlarında Gülnaz Xanım, Ağrı isyanında öncü rol oynamıştır. Seyit Rıza önderliğinde gelişen isyanda ise Bese ve Zarife’nin mücadeleleri Kürt kadınının onurunu koruma mücadelesidir. Zarife, Alişer’in eşi ve yoldaşıdır. Seyit Rızanın sofrasına oturan ve söz hakkı kullanan tek kadın olduğu söylenir. Garzan isyanında direnişe katılan Rinde Xan esir düşünce son isteği olarak Malabadi köprüsünü görmek istediğini söyler. Köprüye varınca kendisini köprüden Dicle suyuna atar.