HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Bugün birçok konuda etkileri bulunan ve bu etkilerin günümüze kadar hâlen yaşandığı bir dönem var.

MÖ 800 ile MÖ 200 yılları arasında yaşanan bu dönem, antik Yunan tarihini ve o günden başlayarak tüm dünyadaki toplumların görüşünü derinden etkileyen bir dönüm noktasıdır. Bu dönem, genel kabul gördüğü şekliyle “Eksen Çağı” (Axial Age) olarak adlandırılır ve ilk defa Karl Jaspers tarafından ortaya atılmıştır. Jaspers'e göre bu çağ, farklı coğrafyalarda benzer şekilde düşünce sistemlerinin ve etik değerlerin yeniden şekillendiği bir dönemdir. Yani sistematik bir dönüşüm sürecidir. Eksen Çağı'nın yaşandığı yer itibarıyla antik Yunan'daki etkilerini ve genel olarak dünya sistemini ele almak için derinlikli irdelemek elzemdir. Bu dönem anlaşılmadan o dönemin hâkim düşüncesini ve dünya görüşündeki değişimleri anlama çabası eksik kalacaktır.

Jaspers, Eksen Çağı'nı, insanlığın kendi varoluşunu sorgulamaya başladığı, mitolojik anlatılardan uzaklaşıp akılcı düşünceye yöneldiği bir dönem olarak tanımlar. Bu dönemde farklı coğrafyalarda, Çin, Hindistan, İsrail ve Yunanistan'da, benzer şekilde ahlaki ve metafiziksel arayışlar ortaya çıkmıştır. Ortak noktalar arasında bireysel sorumluluk, evrensel ahlak ilkeleri, ölüm korkusuyla yüzleşme ve nihai gerçekliğin peşinde olma yer alır.

Önder Apo, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu'nda bu dönemin beş çıkış kolu olduğunu belirtiyor ve şunları dile getiriyor: “Bu çağda beş büyük komünal ideoloji çıkış yapıyor. Merkezi konumu Zerdüştlük teşkil ediyor. Onu takiben Çin'de Lao Tse, Hindistan'da Budha, Yahudi ideolojisi ve Sokrates felsefesi gelir. Bu beş çıkış da komün temelli çıkışlardır. Hatta Marks'ın komünizminden kırk kat daha komünistik çıkışlardır.”

Eksen çağındaki bu müthiş beş kol komünal ve komünistik çıkışlardır. Lao Tse komünaliteyi temsil ediyor, Konfüçyüs devletleştiriyor. Orada bir komün tarihi, komünalite var. Lao Tse ezilenlerin gerçek komünalitesini geliştiriyor. Konfüçyüs aristokratlaştırıp devlet ideolojisi haline getiriyor. Grek Yunanlar'da gerçek komünalist Sokrates'tir. Platon, Sokrates'ten aldıklarını aristokrasiye “Devlet” yapıtıyla sunuyor. Devlet yapıtı, devlet ideolojisidir. Konfüçyüs büyük bir devlet revizyonistidir. Şu andaki Çin, Konfüçyüsçülüğü oynuyor. Konfüçyüs kasttan devlete geçişi sağlatıyor. Tıpkı Platon'un yaptığı gibi. Zaten aynı çağda yaşıyorlar. Yahudilikte de Süleyman-Davut baştan sona devletçidir ama Samuel müthiş bir komünalisttir. Bu ilk bölünme saraylarda başlıyor.”

Bu temelde ele aldığımızda, aslında bu dönemin bilimden sanata, edebiyattan felsefeye kadar birçok alanda, Önder Apo'nun belirttiği gibi, tarihî komünist çıkışların ve bölünmelerin temeli olduğu anlaşılacaktır.

Konuya devam edecek olursak, Eksen Çağı'nın esas olarak Antik Yunan'da yaşandığını belirttik. Yunanistan'da Eksen Çağı, Homeros destanlarından sonraki dönemde başlar. Bu dönemde mitolojik anlatılar giderek önemini kaybederken, felsefe ve akılcı düşünce ön plana çıkmaya başlar. Bu değişimleri şu şekilde belirtebiliriz:

Müzik ve şiirdeki değişim: Homeros'un epik şiirlerinin yerini, lirizm ve kişisel duyguları ifade eden yeni müzik türleri almıştır. Bu değişim, bireysel deneyimin öneminin artmasına işaret eder.

Siyasi yapıda dönüşüm: Krallıkların yerine şehir devletleri, yani polis, kurulmuştur. Bu durum, siyasi katılımın artmasına ve bireyin toplumsal hayattaki rolünün değişmesine yol açmıştır. Bu değişim salt bununla sınırlı kalmamış ve günümüze kadar gelen siyasi sistemin temeli sayılabilir.

Felsefenin doğuşu: Eksen Çağı'nın en önemli özelliği, insanın temel sorgulamalarını bir bilim dalı olarak işleyen felsefenin doğuşudur. Milet Okulu, Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes ile başlayan filozoflar, evrenin temel maddesini ve oluşumunu akıl yoluyla açıklamaya çalışmışlardır. Sokrates, felsefeyi sokaklara taşıyarak insanları doğru bilgiye ulaşmaya teşvik etmiştir. “Kendini bil” ilkesiyle ahlaki değerlerin önemini vurgulamıştır. Platon, duyusal dünyanın yanı sıra ideaların da var olduğunu savunmuştur. Bu kuram, gerçekliğin algıladığımızdan farklı bir boyutu olabileceği fikrini ortaya atmıştır. Aristoteles, mantık bilimini geliştirerek akıl yürütme süreçlerini sistematik hale getirmiştir. Bilimsel gözlem ve sınıflandırma yöntemleriyle doğayı anlamaya çalışmıştır.

Eksen Çağı'nın antik Yunan üzerindeki etkisi, dünya görüşünde önemli değişimlere yol açmıştır. Şöyle ki: mitolojiden akılcılığa geçiş sağlanmıştır. O döneme kadarki en temel anlatı biçimi olan tanrıların ve mitolojik hikâyelerin yerini, akılcı açıklamalar ve buna karşılık irdelemeler almaya başlamıştır. Bireyin toplumsal hayattaki rolü artmış, bireysel düşünce ve özgürlük ön plana çıkmıştır. Doğruluk, adalet, erdem gibi ahlaki değerler yeniden değerlendirilmiş ve akılcı temellere oturtulmuştur. Farklı şehir devletleri arasında ortak bir kültür ve düşünce anlayışının gelişmesiyle evrensel bir düşünce biçimi ortaya çıkmıştır.