Ferzende yoldaş, 2017 yılında Heftenîn’de kalp krizi geçirir. Arkadaşlar onu doktorlarımızın yanına götürme imkânı bulamaz ve sonuçta şehit düşer.
İlk duyduğumda gerçekten inanmadım. Kendi kendime, kesin bir yanlışlık var, diyordum. Ferzende yoldaşın bir gün böyle şahadete ulaşacağı aklımızdan hiç geçmezdi. Ama daha sonra arkadaşlar soruşturup bize, “Doğrudur, Ferzende yoldaş kalp krizi sonucunda şehit düşmüş” dediler. Bütün arkadaşların da Ferzende yoldaşın şahadetinden çok acı duyduğuna inanıyorum.
Devrimimiz ve yaşamımız, şahadetle iç içedir. Yani şahadet gerçeği bize uzak değildir. Buna yabancı değiliz ve hepimiz şahadet yolunda yürüyoruz. Fakat Ferzende yoldaşın şahadetinin üzerimizde farklı bir etkisi oldu. Partimizde kendine özgü farklı özellikleri olan bir kişilikti. Partide, militanların hepsinin düşünsel ve ruhsal açıdan bir olduğunu söyleriz. Bu doğrudur. Nerede olursak olalım bunlar ortak özelliklerimizdir. Ama temelde her militanın kendine özgü özellikleri de vardır. Nasıl? Bu farklı özellikler partileşmeyi güçlendirir ve zenginleştirir. Yani her bir arkadaşımızın bir şeyler de katan farklı özellikleri vardır. Elbette hepimiz birbirimizin aynısı ya da kopyası değiliz. Her arkadaşımız bir yönüyle farklı renkler gibi devrime ve devrimci yaşama kendi mührünü vurmuştur ve vurmaktadır.
Ferzende yoldaş da bu konuda gerçekten özel bir kişilikti. Yaşamıyla, katılımıyla, işiyle, özellikleriyle o da bir renkti. Ferzende yoldaş gölgede kalacak bir kişilik değildi. Hayır! Kendine özgü farklı özellikleri vardı ve bu özellikleriyle yaklaşık 27 yıl saflarımızda kaldı.
Bazı arkadaşlar Ferzende yoldaşı son zamanlarda tanımış olabilir. Ama bildiğim kadarıyla Ferzende yoldaş aslen Efrîn’lidir. Genç yaşlarında önce cemaat okullarında okudu. Bu nedenle dinî açıdan cemaatlerin onun üzerinde etkisi vardır. Ancak Önderliğin ve partinin çalışmaları Rojava’da geliştikten sonra Kuzey Kürdistan’da savaş büyüdü. Savaşın büyümesinin etkisi en çok Rojava’da görülüyordu. Özellikle Efrîn’de, Selîm (Rahman Korkmaz) yoldaşın şahadetinden sonra bu etki daha da arttı.
Efrîn başlangıçta Kürt hareketinden uzak bir yerdi. Güney’de ve Kuzey’de Kürt hareketleri vardı ve Cizîrê bölgesini etkiliyorlardı. Ama Efrîn coğrafi açıdan uzaktı. Efrîn üzerinde daha çok Halep’in, yani rejim kültürünün etkisi vardı. Ancak PKK’nin yıllar içinde oluşan birikimi Efrîn’de bir patlamaya yol açtı. Partinin Efrîn’deki çalışmaları yurtseverliği en üst düzeye çıkardı. Bu şu anlama geliyor: Efrîn’de çok derin bir yurtseverlik ruhu vardır ama orada çalışma yürütülmemiştir. Önderliğin ve partinin müdahalesiyle Efrîn’de çok güçlü bir yurtseverlik gelişti ve sonuçta Efrîn’den çok güçlü katılımlar oldu. Şimdi parti devriminde Rojava’dan 5 bin şehidimiz olduğu söyleniyor. Ben bunların büyük bir bölümünün Efrîn’den olduğu inancındayım. Yani katılımlar artık kitlesel olarak gerçekleşiyordu. Efrîn halkının tümü PKK’li oldu.
Ferzende yoldaş da o süreçte katıldı. Yurtseverlik ve devrimcilik ruhunun yükseldiği o günlerde katıldı. Katılımıyla birlikte dağa geldi. Ferzende yoldaşın dağdaki yaşamı gerçekten kendine özgü bir yaşamdı. Nasıl? Kendisine ait bir kişiliği vardı ve kişisel özelliklerinde de inatçıydı. Yaşamını da böyle sürdürdü.
Ferzende yoldaş doktor, yani hekim olarak tanınır. Diş doktoru olarak çalışıyordu. Ama doktorluğu da öyle kolay oluşmadı… Kendine özgü farklı özellikleri vardı. Mesela her ramazan ayında oruç tutardı. Büyük bir disiplinle oruç tutardı. Onun esas meselesi oruç değildi; onu aşmıştı. Onun meselesi nefis terbiyesiydi. Ferzende yoldaş kendisine böyle bir disiplin oluşturmuştu.
1998’de birlikte Botan’a gittik. 1999’da Kelareş’ten bir rapor geldi. Raporda arkadaşların Dr. Ferzende’yi hapse attığını okudum. Başlangıçta kendisine, “Burada hekimlik yapacaksın” demişler. O da zaman zaman ilaç getirmek için İran tarafına gidiyor. Arkadaşlar da onun hakkında, “Bu kişi zaten Müslümandır, İran’la alışverişi var” diyorlar. Bunun üzerine arkadaşlar hemen orada bir platform oluşturup onu tutukluyorlar. Ama gerçekte alışveriş meselesiyle hiçbir ilgisi yok. Ferzende yoldaş da 1999 baharında Kelareş’te yönetimle tartışmış ve raporunda öneri sunarak, “Tedavi çalışmalarını yürütebilirim. Ama arkadaşlar beni tutuklamışlar ve benim için İran casusudur, diyorlar” demiş.
Yani Ferzende yoldaşın ilk kez Kelareş’te imkânsızlıklar ve bu tür sorunlar içinde hekimliğe başladığını söyleyebiliriz. Uluslararası komplo sürecinde Kuzey’den ve Güney’den gelip giden arkadaşların hepsi orada tedavi oluyordu. Daha sonra Güney’in birkaç yerinde çalışmalarını sürdürdü. Ferzende yoldaşın kendine özgü bağımsız özellikleri nedeniyle, Botan ve diğerlerinin yönetimi döneminde neredeyse onu casus ya da ajan ilan edeceklerdi. Ferzende yoldaş kolay kolay baş eğmezdi. Bazılarında yanlışlıklar görür ve o kişilerin partiye göre olmadığına inanırsa onlara hiç baş eğmezdi. Başı gitse de onların hiçbir şeyini kabul etmez, onlara boyun eğmezdi. Örneğin Ferzende yoldaş, Botan’ı hiç kabul etmiyordu. Böylesi inatçı özellikleri olduğunu söyleyebiliriz.
2000 yılında Xiner’deydi; oraya gittim ve kendisini gördüm. Ferzende yoldaşı yine çok sıkıştırmışlardı. Hatta hekimlik yapmasını yasaklamışlardı. Ferzende yoldaş 2005 yılında da Zap’ta diş hastanesi açtı. O yıldan bugüne kadar Kuzey’e düzenlemesi yapılan bütün arkadaşlar, nasıl önce merkez karargâha gidip düzenlemeleri yapılıyorsa aynı şekilde Ferzende yoldaşın yanına giderlerdi. Ferzende yoldaş hepsinin dişlerini muayene ve tedavi eder, sonra onlar Kuzey’e gönderilirdi. 2005’ten bu yana Kuzey’e giden bütün arkadaşlar üzerinde Ferzende yoldaşın emeği olduğu söylenebilir.
Ferzende yoldaş sağlık çalışmasında çok ciddiydi. Onun tedavisinden şikâyetçi olan hiçbir arkadaş olmamıştır. Yoktur. Çünkü hangi arkadaş yanına gitse işini büyük bir ciddiyetle yapardı. Böyle birçok arkadaş vardır. Örneğin Xelîl DAG yoldaş da dağ basınında böyle bir örnekti. O da kamerasını eline alıp onunla farklı bir devrimci kimlik oluşturdu. PKK militanlarının kendi içlerinde ne kadar farklı yenilikler ve güzellikler yaratabileceklerini ortaya koydu. Ferzende yoldaş da böyle bir örnekti.
Bunun dışında başka özellikleri de vardı. Örneğin Ferzende yoldaş çok hassas ve duyguluydu. İnatçıydı ve her şeyi kabul etmezdi. Bir konuda yanlışlık görürse tepki göstererek tavır alırdı. Kısacası arkadaşların hepsi Ferzende yoldaşı tanır. Ama Ferzende yoldaşın kendine ait bir tarihi vardır. Başka bir arkadaş bu kadar yanlış yaklaşımla karşılaşsaydı belki kendini tutamazdı. Örneğin ben de birkaç kez çok ama çok yanlış yaklaşımlara maruz kaldığına tanık oldum. Hakkında yanlış yorumlar yapılmış, hatta suçlamalar geliştirilmiştir. Ama iş esas noktaya geldiğinde o bir parti militanıydı. Önderliğe ve partiye bağlıydı. Kritik zamanlarda bu temel özelliği öne çıktı. Ben de biliyorum ki tasfiyeciler döneminde Ferzende yoldaş bizzat PYD çalışmalarına katıldı ve Rojava’ya gitti. O dönemde tasfiyecilik öndeydi ve PYD içinde bölünme ve dağılma yaşanıyordu. Ama Ferzende yoldaş tavır koyup dağa geldi. O zamanlar birçok kişi dağdan gitmek isterken Ferzende yoldaş tersini yaptı ve dağa geldi. Bir tavır geliştirmişti. “En doğru yer PKK’dir ve ben PKK’li olacağım” dedi. Çok ısrar ediyor, “Gabar’a gideceğim” diyordu. Parti çizgisinin tartışmaya açıldığı o zor aşamalarda Ferzende yoldaşın özü ortaya çıktı.
Ferzende yoldaşın en temel özelliklerinden biri Gabar’a gitmeyi çok istemesiydi. Gabar’a çok bağlıydı. Belki doktorluk yönüyle çok öne çıkıyordu ama gerçekten zor zamanların gerillasıydı. Yani bir dönem Botan’da gerillacılık kolay değildi. Savaşı bir yana bırakın, yaşamınızı 24 saat sürdürmek bile kolay değildi. O koşullarda orada gerillacılık yaptı, savaştı, doktorluk yaptı… Ferzende yoldaş Gabar’da yalnızca doktor değildi. Her şeydi. Yaralı arkadaşların her şeyiydi. Zor ve zahmetli koşulları sevdiği söylenebilir. Ben de iyi biliyorum; bir dönem Gabar’a gitmek için ısrar ediyordu. Gabar, mücadele tarihimizdeki manevi yönünün dışında, Botan’ın en zor, imkânları en az ve en çok düşman hedefi olan sahasıydı. O bir Gabar sevdalısıydı. O zor koşullardaki yoldaşlığı kendisine esas alıyordu. Gerillacılık deneyimi de az değildi. Mücadelemizin en zor ve zahmetli aşamalarında en güç yerlerdeydi. Özlü bir parti militanıydı.
Ferzende yoldaş sözlerinde çok açıktı. Her şeyini açıkça söylerdi. Reklam peşinde değildi. Zaten özü de zor ve zahmetli zamanlarda ortaya çıktı. Yoldaşlığı, bağlılığı ve parti çizgisine ilişkin bilinci güçlüydü. Her kritik dönemde bu özellikleri hep öndeydi. Bunun dışında yaşamda çok sıcakkanlı ve içtendi. Örneğin bu kadar eski bir arkadaş olmasına rağmen bir gün bile yetki ya da görev istemedi.
Ferzende yoldaş, yaklaşık 27 dolu dolu yıl boyunca saflarımızda hep en ön cephelerde yer aldı. Karargâh arkadaşları da iki yıl önce, uzun yıllara dayanan devrimci emeği ve özellikle de güçlü ve sağlam duruşu nedeniyle Ferzende yoldaşı HPG Konsey Üyesi olarak seçtiler. Son iki yıldır Ferzende yoldaş da konsey üyesi olarak HPG Konsey Yönetimi toplantılarımıza katılıyor. Geçen yıl da HPG Konsey Yönetimi toplantımız yapıldı. Toplantıda Ferzende yoldaş sözünü verirken, “Ben bu yetkiyi hak etmedim” dedi. O kadar mütevazı bir arkadaştı. Aslında Ferzende yoldaş, deneyimleriyle yönetimdeki birçok arkadaşımızdan daha eskidir. Ama mütevazılığı nedeniyle hep, “Bu sözü vermemi gerektirecek, yaptığım bir şey yok” derdi. Böyle bir tutum geliştirecek kadar özlüydü.
Bu yıl da toplantımıza katıldı. Son günlerde arkadaşlar kendisiyle ya Ocaxa PKK’ye ya da Rojava Kürdistan’a gitmesini tartışmışlardı. O da gitmek için kendisini hazırlamıştı. Ama ne yazık ki Ferzende yoldaşın şahadet haberi geldi. Böyle bir zamanda ve bu şekilde, böyle bir şahadeti hiç beklemiyorduk. Gerçekten çok acı duyduk. İnsan Amed’de, Dêrsim’de, Botan’da olan arkadaşlarımıza düşmanın saldırabileceğini ve olumsuz durumlar yaşanabileceğini düşünür. Ama Ferzende yoldaşın bu şahadetini beklemiyorduk. Birdenbire haber geldi… Bu da devrimci yaşamımızda şahadetin ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğinin belli olmadığını gösteriyor. Ferzende yoldaşın devrimci tarihinde renkli bir yaşamı vardı. Onun yaşamı yazılmalı ve unutulmaya bırakılmamalıdır.
Sonuç olarak Ferzende yoldaşın doktor ve partimizin militanı olan bir yoldaş olduğunu söyleyebiliriz. Devrim ve gerilla için büyük emek verdi; kutsal bir hizmetin sahibidir. O bir emekçiydi. Emeğini hesapsız ve karşılıksız veren bir militandı. Verdiği emeğin karşılığında bir şey istemeden çalışırdı. Bu, militanlığın temel ölçülerinden biridir. Bu noktayı kendimize esas almalı, bu temel üzerinde yoldaşlığa sahip çıkmalı ve birbirimize layık olmalıyız. Öncelikle bu arkadaşlara layık olmalı ve onların umutlarını gerçekleştirmeliyiz. Bu esaslar üzerinde Ferzende yoldaşı, onun şahsında bütün şehit yoldaşları bir kez daha anıyoruz ve onlara layık olacağız.
DR. BAHOZ ERDAL
